Ana Sayfa | Chat | Video Chat | Kısa Mesaj | Resimli Şiir | E-Kart | Slaytlar | Oyun | Klip | 3D Resim | E. Devlet | Bloglar | Online Sinema | Mesajlarınız
MECNUN (üyeler)
geovisite






CEYDA

AÇILIŞ SAYFASI YAP







ÜYE BİLGİLERİ...

AD :CEYDA

SOYAD :YOK

DOĞUM TARİHİ :Temmuz-1987

DOĞUM YERİ :Sivas

ŞEHİR :Sivas

SEMT :Merkez

E-MAİL :Yok

M.S.N. :Yok


ÖZ GEÇMİŞ...


sıvas cumhuriyet unıv de uyorum.ama inş seneye istanbul unıvde olcam.genelde ders calısırım,gezerım ve muzık dınlerım. acılı günlerımde aglar sonrada şiir yazarım.en guzel şiirlerim aglayarak yazdıgım şiirlerdır.sıvası karıs karıs bılırım.

HAKKIMDA...

 

Savrulurken havada,
Sırılsıklam olmuşum,
Yağmura karışan göz yaşlarımla.

Bekliyorum…
Elbette yağmur dinecek,
Bembeyaz bulutlar süsleyecek semayı,
Ve rengarenk bir gökkuşağı,

Hadi bir renk seç bizim için,
Beyaz yada mavi olsun,
Beyaz saflığımız, mavi umut dolu geleceğimiz,
Yada tüm renkler bizim olsun,
Her biri farklı farklı manada…

MESAJ (8) :: MESAJ YAZ!

BLOĞUM : Sizin Blog Adresiniz
hit counter




GÖNÜL SESİM...


Tenin tenime bu kadar sinmişken,
ömrüm azala azala önümden akarken,
gittiğin gerçek bu kadar herkese benzerken..
Senin korkularını, benim inceliğimi doldurup yüreğime,
bıraktığın boşluğu yonta yonta binlerce heykelini yapacağım.

Senin Korkularını Benim İnceliğimi

Ayrılık ne biliyor musun?
Ne araya yolların girmesi,
ne kapanan kapılar,
ne yıldız kayması gecede,
ne ceplerde tren tarifesi,
ne de turna katarı gökte.

İnsanın içini dökmekten vazgeçmesi ayrılık!

İpi kopmuş boncuklar gibi yollara döktüğü gözlerini,
birer damla düş kırıklığı olarak toplaması içine.
Ardında dünyalar ışıyan camlar dururken,
duvarlara dalıp dalıp gitmesi.
Türküsünü söyleyecek kimsesi kalmamak ayrılık.
Saçına rüzgar, sesine ışık düşürememek kimsenin.
Çiçekçilerden uzağa düşmesi insanın yolunun.
Güneşin bir ceza gibi doğması dünyaya.
İki adımdan biri insanın, sevincin kundakçısı,
hüznün arması ayrılık.

O küçük ölüm!

Usta dokunuşlarla bizi büyük ölüme hazırlayan.

Şimdi anlıyor musun gidişinin neden ayrılık olmadığını,
bir yaprağın düşmesi kadar ancak, acısı ve ağırlığı olduğunu.
Bir toplama işleminin sonucunu yazmak gibi bir değer taşıdığını.
Boşluğa bir boşluk katmadığını, kar yağdırmadığını yaz ortasında....

Ne mi yapacağım bundan sonra?

Ayak izlerimi silmek için sana gelen bütün yolları tersinden yürüyeceğim önce.
Şiir yazmayacağım bir süre,
Fotoğraflarını güneşe koyacağım, bir an önce sararsınlar diye.
Hediyelik eşya satan dükkanların önünden geçmeyeceğim.
Senin için biriktirdiğim yağmur suyunu, bir gül ağacının dibine dökeceğim.
Falcı kadınlara inanmayacağım artık.
Trafik polislerine adres sormayacağım,
Geleceğe ışık düşüren bir gülüşle gülmeyeceğim kimseye....

Ne yapacağımı sanıyorsun ki?

Tenin tenime bu kadar sinmişken,
ömrüm azala azala önümden akarken,
gittiğin gerçek bu kadar herkese benzerken..
Senin korkularını, benim inceliğimi doldurup yüreğime,
bıraktığın boşluğu yonta yonta binlerce heykelini yapacağım.